<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Magazin Time</title>
	<atom:link href="http://magazintime.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://magazintime.com</link>
	<description>Bir başka WordPress sitesi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 21 Feb 2012 01:44:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Korkunç İvana !</title>
		<link>http://magazintime.com/korkunc-ivana/</link>
		<comments>http://magazintime.com/korkunc-ivana/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Feb 2012 01:42:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Magazin Time]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://magazintime.com/?p=23843</guid>
		<description><![CDATA[Ivana Sert makyajsız haliyle ürküttü&#8230;..]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1>Ivana Sert makyajsız haliyle ürküttü&#8230;..</h1>
<p><a href="http://magazintime.com/wp-content/uploads/22222.png"><img class="alignnone size-medium wp-image-23844" title="22222" src="http://magazintime.com/wp-content/uploads/22222-300x229.png" alt="" width="300" height="229" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://magazintime.com/korkunc-ivana/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ANGELİNA JOLİE SARAYBOSNA DA</title>
		<link>http://magazintime.com/angelina-jolie-saraybosna-da/</link>
		<comments>http://magazintime.com/angelina-jolie-saraybosna-da/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 16 Feb 2012 12:36:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[bosna savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[boşnaklar]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[sarajevo]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://magazintime.com/?p=459</guid>
		<description><![CDATA[Angelina Jolie nin yönetmenliğini üstlendiği Kan ve Bal Ülkesinde filminin Saraybosna galası geçtiğimiz gün yapıldı. Filmin galasına sevgilisi Brad Pittle katılan ve kısa bir Boşnakça konuşma yapan Jolie: Ne acılar çektiğinizin farkındayım, hepinizin yanındayım dedi. &#160; Ünlü oyuncu Angelina Jolie’nin yönetmenliğini yaptığı “Kan ve Bal Ülkesinde” adlı filmin Saraybosna galası yapıldı. Saraybosna’daki Zetra Spor Salonu’nda düzenlenen galada [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><a href="http://magazintime.com/wp-content/uploads/158219771.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-460" title="15821977[1]" src="http://magazintime.com/wp-content/uploads/158219771-300x137.jpg" alt="" width="300" height="137" /></a></div>
<div></div>
<div></div>
<div>Angelina Jolie nin yönetmenliğini üstlendiği Kan ve Bal Ülkesinde filminin Saraybosna galası geçtiğimiz gün yapıldı. Filmin galasına sevgilisi Brad Pittle katılan ve kısa bir Boşnakça konuşma yapan Jolie: Ne acılar çektiğinizin farkındayım, hepinizin yanındayım dedi.</div>
<div></div>
<div id="news_content">
<p>&nbsp;</p>
<p>Ünlü oyuncu Angelina Jolie’nin yönetmenliğini yaptığı “Kan ve Bal Ülkesinde” adlı filmin Saraybosna galası yapıldı. Saraybosna’daki Zetra <a title="Spor" href="http://www.hurriyet.com.tr/spor/" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Spor</span></a> Salonu’nda düzenlenen galada filmi, savaş mağdurlarının da aralarında bulunduğu 5 bini aşkın seyirci izledi. Ünlü oyuncu Jolie, izleyicilere Boşnakça olarak, “İyi akşamlar, burada bu akşam bulunduğunuz için teşekkür ederim” diyerek kısa bir konuşma yaptı. Konuşmasında Boşnakça kelimelerin telaffuzunda zorlanan Jolie’ye izleyiciler alkışla destek verdi. Devam eden alkış nedeniyle duygulu anlar yaşayan Jolie, “Bu film benim en çok değer verdiğim filmdir. Ümit ediyorum ki filmi izleyenler, bu filmin büyük sevgiyle çekildiğini anlayacak. Uluslararası topluluk, insanların savaşlardan sonra çabuk toparlanabileceğini düşünüyor, fakat bu zaman alan bir süreçtir. Bu film, insanların acılarını anlatıyor. Ne acılar çektiğinizin farkındayım, hepinizin yanındayım” diye konuştu.</p>
<p><strong>GÖZYAŞLARINI TUTAMADI<br />
</strong><br />
Gözyaşlarını tutamayan Jolie, “Dünyaya sadece Bosna tarihinin acı bir sayfasını değil, Bosna Hersek gibi muhteşem bir ülkeyi de tanıtmak istedim” dedi. Galaya katılanlara bir kez daha teşekkür eden Jolie, “Bu, benim için dünyaları ifade ediyor. Benim için bu gecenin değerinin ne kadar büyük olduğunu anlatamam” ifadesini kullandı. Jolie’nin konuşmasının ardından salona kurulan dev perdede 5 bini aşkın izleyici, filmi izledi.</p>
<p>Filmin gösteriminin ardından Angelina Jolie, filmin oyuncuları Zana Maryanoviç, Goran Kostiç, Rade Şerbeciya, Ermin Siyamiya, Emir Ler, Vanesa Gloco ile sahneye çıkarak izleyicileri selamladı.</p>
<p><strong>FİLME ESKİ ASKERLERDEN TEPKİ</p>
<p></strong>Bu arada filmde, savaş süresince Boşnakların “çok pasif” ve “Sırpların ayakları altında ezilen topluluk” olarak gösterilmesine tepki gösteren, Bosna savaşı sırasında ülkesini savunan askerlerden Mirza Softiç, bu savaşın sadece  “mağduriyet” üzerine işlenmesinin hata olduğunu söyledi. Savaşta 3 günde teslim alınması planlanan Saraybosna’nın yokluklara rağmen Sırp saldırılarına karşı 4 yıl boyunca direndiğine işaret eden Softiç, şöyle konuştu: “Yapılan tüm korkunç vahşetlerle bizi yıldırıp ülkemizi teslim etmemiz isteniyordu. Ancak bizler her türlü zorluklara karşı teslim olmadık ve ülkemizi 4 yıl boyunca savunduk. Savaş bizim lehimize olmaya başladığı zaman barışı bize dayattılar. Evet mağdur olduk, ancak ülkemizi de savunduk. Böylesi bir filmde bizim ülkemizi savunmamıza da yer verilmeliydi. Filmin sonlarında NATO sayesinde bizim kurtarıldığımız işlenmeye çalışılıyor. Peki bu güçler savaşın ilk başlarında o kadar kadın tecavüze uğrarken, insanlar katledilirken neden müdahale etmedi?”</p>
<p>“Kan ve Bal Ülkesinde” filminin çekimleri sırasında da “Tecavüzcüsüne aşık olan Boşnak kadınının” hikayesinin anlatıldığı gerekçesiyle Bosnalı Savaş Mağduru Kadınlar Derneği tepki göstermişti. Ancak daha sonra filmde böyle bir konunun işlenmediği belirtilmişti.</p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://magazintime.com/angelina-jolie-saraybosna-da/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>FİLMİ ÜZERİNDEN  “EMİR KUSTURİCA”  SİNEMASI</title>
		<link>http://magazintime.com/filmi-uzerinden-emir-kusturica-sinemasi/</link>
		<comments>http://magazintime.com/filmi-uzerinden-emir-kusturica-sinemasi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 14 Feb 2012 16:44:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Bosna-Sancak.Org]]></category>
		<category><![CDATA[Emir Kusturica]]></category>
		<category><![CDATA[Filim]]></category>
		<category><![CDATA[Halit Soy]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[medya]]></category>
		<category><![CDATA[Neretva]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Tv]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://magazintime.com/?p=448</guid>
		<description><![CDATA[  Yazar : Halit SOY “UNDERGROUND” FİLMİN ÖYKÜSÜ (TEMEL ANLAM)   1941 yılında, Almanların başlattığı bombardıman komünist Marko’ nun önlenemez yükselişi için gereken kaos ortamını yaratır. Marko, arkadaşı Blacky’i ve yoldaşlarını silah üretmeleri için yeraltındaki bir mahzene yerleştirir. Savaş bitince herkesin dışarıya çıkabileceğini garantilemekten de geri kalmaz. Günler geçer, ülkede barış tekrar sağlanır fakat mahzendeki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong> <a href="http://magazintime.com/wp-content/uploads/halit-soy.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-455" title="halit-soy" src="http://magazintime.com/wp-content/uploads/halit-soy-300x199.jpg" alt="" width="300" height="199" /></a></strong></p>
<p><strong>Yazar : Halit SOY</strong></p>
<p align="center"><strong>“<em>UNDERGROUND”</em></strong></p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">FİLMİN ÖYKÜSÜ (TEMEL ANLAM) </span></strong></p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;"> </span></strong></p>
<p>1941 yılında, Almanların başlattığı bombardıman komünist Marko’ nun önlenemez yükselişi için gereken kaos ortamını yaratır. Marko, arkadaşı Blacky’i ve yoldaşlarını silah üretmeleri için yeraltındaki bir mahzene yerleştirir. Savaş bitince herkesin dışarıya çıkabileceğini garantilemekten de geri kalmaz. Günler geçer, ülkede barış tekrar sağlanır fakat mahzendeki yaşam olduğu gibi devam eder. Marko, yeraltındakileri faşist yönetimin iktidarda olduğuna ve savaşın devam ettiğine inandırmıştır. Yugoslavya’ nın parçalanmasına sebep olan savaş başladığında mahzendekiler yukarda savaşmaya devam ederler. Üstelik nazilere karşı savaştıklarını sanarlar. Nazi belasından kurtulan Yugoslavlar, yer altında saklanıyorlar ve geçen yılların ardından yer üstüne çıktıklarında savaşın başka bir boyutta, aynı zalimlikle devam ettiğini görüyorlar.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Filmin Künyesi </span></strong></p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;"> </span></strong></p>
<p>Yönetmen: Emir Kusturica</p>
<p>Senaryo: Emir kusturica, Dusan Kovacevic</p>
<p>Görüntü Yönetmeni: Vilko Filac</p>
<p>Müzik: Goran Bregovic</p>
<p>Dil: Sırpça-Hırvatça-Almanca</p>
<p>Kurgu: Branka Ceperac</p>
<p>Kostüm Tasarım: Nebojsa Lipanovic</p>
<p>Yönetici Prodüktör: Pierre Spengler</p>
<p>Yardımcı Prodüktörler: Karl Baumgartner, Maksa Catovic</p>
<p>Yapım: Fransa, Almanya, Sırp, Macaristan ortak yapımı 1995</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Oyuncular:</span></strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Miki Manojlovic, Lazar Ristovski, Mirjana Jokovic, Slavko Stimac, Ernst Stötzner.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;"> </span></strong></p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">KULLANILAN MEKANLAR: </span></strong></p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;"> </span></strong></p>
<p>Filmde genelde dış mekanlar kullanılmıştır. Filmin öyküsü toplumsal bir olayı anlattığından iç mekan kullanımı çok azdır. Sadece filmdeki karakterlerin kendileriyle ilgili özelleri işlendiği zaman iç mekanlar kullanılmıştır. Genel hatlarıyla ; Yugoslavya, Almanya ve yer altı tünelleri önemli ölçüde yer almıştır filmde.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Yönetmen EMİR KUSTURİCA </span></strong></p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;"> </span></strong></p>
<p>Emir Kusturica, 24 Kasım 1954 yılında bBosna-Hersek’in Saraybosna kentinde doğdu. Sinema eğitimini Çekoslavya’da Prag sinema okulunda FAMU’ yu tamamladı. 1973’ten başlayarak önce kısa filmler, sonra Saraybosna TV’si için televizyon filmleri çekti. İlk filmi olan 1981 yapımı “Dolly Bell’i Hatırlıyor musun?” ile büyük başarı elde etti. Venedik Film Festivali’nde en iyi ilk film Altın Aslanını alan bu filmden sonra Kusturica’nın neredeyse her filmi bir ödül aldı. İkinci filmi olan Babam İş Gezisinde<em> </em>(1985) Cannes Şenliği’nde bir Altın Palmiye ile ödüllendirildi. Üçüncü filmi, 1989 yılında çevirdiği “Çingeneler Zamanı” ise Kusturica’nın uluslararası ününe ün kattı ve ona Cannes Şenliği en iyi yönetmen ödülünü kazandırdı.</p>
<p>Kusturica daha sonra, yanına değişmez görüntü yönetmeni Vilco Filac’ı ve bestecisi Goran Bregoviç’i de alarak Amerika’ya gitti. Orada çektiği “Arizona Dream/Amerikan Rüyası” (1993), yönetmenin herhangi bir festivalden büyük ödülle dönemeyen ilk filmi olsa da, 1993 Berlin Film Festivali’nde Gümüş Ayı’yı ve Özel Jüri Ödülü’nü almayı başardı.</p>
<p>1995 yapımı “Underground/Yeraltı”, Cannes Şenliği’nde bir bomba gibi patladı ve Kusturica’ya ikinci Altın Palmiye’sini kazandırdı. 1998 yapımı “Black Cat White Cat/Kara Kedi Ak Kedi” ise aynı yıl Venedik Film Festivali’nde Gümüş Aslanı aldı.</p>
<p>Çağımızın en büyük görüntü yaratıcılarından biri, hatta kendi kuşağı içinde birincisi olan Kusturica, sinemasal görüntü denen ve artık en iyi, en etkili örneklerinin geçmişte kaldığı düşünülen bir alanda, son derece zengin ve etkileyici bir görsellik yaratarak büyük başarı kazandı. Genellikle çingenelerin yaşamını konu alan filmlerinde hiçbir oyunculuk deneyimi olmayan çingenelere önemli roller vermesiyle de ilgi çekti. Onların renkli yaşamını ve özgürlüğünü filmlerine büyük bir başarıyla, bazen traji-komik olaylarla yansıttı. 1988 yılında Columbia Üniversitesi’nde yönetmenlik dersleri vermeye başlayan Kusturica, bir süre “Zabranjeno Pusenje” ya da diğer adıyla “Emir Kusturica &amp; No Smoking Orchestra” adlı grupta bas gitar çaldı. 2001 yılında çektiği “Süper 8 Stories / Süper 8 Öyküleri” adlı belgesel film, bu orkestrayı konu alıyordu.</p>
<p>Kusturica, yalnızca filmleriyle değil ilginç eylemleriyle de gündeme geldi. Ünlü yönetmen, şuan Lahey Savaş Suçları Mahkemesi’nde yargılanan Sırbistan’ın aşırı milliyetçi lideri Vojislav Seslj’i 1993 yılında düelloya davet etti. Kusturica, 1995 yılında da Belgrad Uluslararası Film Festivali’nde Yeni Sırbistan Hakları Hareketinin lideri Nebojsa Pajkic’i yumruklayarak yere devirdi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">FİLMLERİ </span></strong></p>
<p><em>Dolly Bell’i Hatırlıyor musun? (1981)</em></p>
<p><em>Babam İş Gezisinde (1985)</em></p>
<p><em>Çingeneler Zamanı (1989) </em></p>
<p><em>Arizona Dream (1993) </em></p>
<p><em>Underground (1995) </em></p>
<p><em>Black Cat White Cat (1998) </em></p>
<p><em>Süper 8 Öyküleri (2001) </em></p>
<p><em>Life is a Miracle (2004)</em></p>
<p><em> </em></p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">“UNDERGROUND” FİLMİ ÜZERİNDEN EMİR KUSTURİCA SİNEMASININ YAN ANLAMSAL DEĞERLENDİRMESİ</span></strong></p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;"> </span></strong></p>
<p>“Underground” filminde, vurgulanan olaylar toplumsal hayata ait olduğu için çekimler genelde toplu, genel ve diğer çekimlerden oluşuyor. Diğer çekimler diye adlandırılan çekimlerde ikinci dünya savaşına ve eski Yugoslavya’ya ait gerçek görüntüler kullanılmıştır. Bunun amacı da görüntülerin gerçekliğinin izleyiciler üzerinde ki etkisini arttırmaktır. Film, büyük oranda dış mekanlarda geçmektedir. Sadece filmin baş karakterlerinin birbirileriyle ve kendileriyle kaldıkları anlarda sahneler iç çekimlerden oluşmaktadır. Filmin başında ki bombalama sahnesinde, baş karakterlerden biri olan Blacky’nin evinde rahat bir şekilde yemek yemeye devam etmesi, ve güldürü öğelerinin bulunması o dönemin iyimser bir gözle aktarıldığını gösteriyor. Filmin kırılma noktalarından biri, İvan’ın yeraltında kaybolmuşken BM aracına Yugoslavya’yı sorması ve BM görevlisinin “Yugoslavya yok” cevabını vermesidir. Yolunu ararken yeraltında duvarlardan aşağıya akan kanları görünce Yugoslavya’ya geldiğini anlaması ve İvan’ın kendisini kandıran abisi Marko’yu öldürmesi ve Marko’nun “Kardeş kardeşi öldürmedikçe savaş asla yoktur” cümlesi de diğer önemli kırılma noktalarıdır filmin.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Film süresince, hava genelde kapalıdır. İnsanların o dönem ki psikolojierini yansıtmak için dış mekanlarda bile zayıf ışık ve kapalı havalar tercih edilmiştir. Bu olumsuzluğun yanında, o bölge insanını da kullanılan müzikle çok iyi tanıtmıştır Kusturica. Filmin her sahnesinde müzik aynı ritimle, orkestral bir yapıyla kullanılmıştır. Karamsarlığın içinde kullanılan hareketli ve eğlenceli müzik ritmi, insanların iyimser bir bakış açısına sahip oldukları fikrini verebilir bize. Fakat Emir Kusturica, filmlerinde çekim aşamasında dahi bu tür müziği kullandığını dile getiriyor. Bir söyleşisinde; “Orkestrayı sette görmezsem filmimi bitiremem, onları mutlaka filmin içinde bir yere koyarım, amacı olmasa dahi&#8230;” demiştir. Kendine özgü oluşturduğu sinema diline, kendi yaşamını da katarak “auteur yönetmen” olduğunu göstermiştir.</p>
<p>Emir Kusturica, 1993 yılında Fransa’da verdiği bir röportaj da böyle anlatıyor Underground’ı ( Yeraltı ). “İkinci dünya savaşı sırasında insanların yeraltında saklanmasını sağlayan iki partizan üzerine bir film. Partizanlardan biri zengin bir kadına aşık oluyor ve savaşın bitiminden sonra bu kadınla yaşamaya devam ettiği takdirde kadının maddi yaşamının önemli gerekliliklerinden biri haline geleceğini, bundan kurtulmanın tek yolunun ise insanları savaşin bitmediğine inandırmak oldugunu anlıyor. İnsanlar kendi öz ekonomilerini kurarak yeraltında yaşamaya devam ediyor. Sonunda, Tito&#8217;nun ölümünden sonra, açık havaya cıkıyorlar ve gördükleri savaşın bitmediği oluyor. Benim sağlıklı kalmamı sağlayan sürrealist bir komedi olacak bu.”</p>
<p>Filmin başında da gördüğümüz hayvanları Emir Kusturica Felliniyen bir üslupla aktarmıştır. Filmin genelinde metaforlar, filmle ve ana temayla ilgili sayılabilecek çok sayıda imge bulunmaktadır. Ancak Emir Kusturica sadece kendi kişisel isteği olduğu için de kullanmış olabilir düşüncesi yüzünden net bir yoruma gidemiyorum. Yalnız şu su götürmez bir gerçek ki filmin sonunda ki parçalanan adacık filmi özetleyen en güzel metafordur. Çünkü o adacığın üzerindeki tüm insanlar gerçek hayattan kopmuş yaşamlarını yitirmiş insanlardır. Parçalanan adacıkta Yugoslavya’yı temsil ettiğinden o da o insanlarla ebediyete kadar gerçek hayattan ayrılmıştır. dağılan Yugoslavya’nın haritası şeklindedir adacık.</p>
<p>Kusturica, ilk filmlerinde tamamen kendini anlatmıştır.”Dolly Bell’i Hatırlıyor musun?” da anlatılan hikaye Kusturica’nın gençliği, deneyimleri vs nin perdeye aktarılmış halidir. Kusturica’nın  bu filmlerinden sonra olgunluk eserlerinde Balkanlardaki hayatın, coğrafi duyarlıkların resmini kusursuz çizdiğini gördük ve yöreselden çıkıp kolayca evrensel olana ulaştığını fark ettik. Kusturica, meselesi olan bir yönetmendir. Bütün filmlerinde, hayalini kurduğu, yıkılışına bizzat tanık olduğu, hiçbir şekilde bu duruma müdahale edemediği, çaresizliğinin doruk noktasına ulaşmasının sebebi olan Yugoslavya’sını anlatmaktadır. “Underground” ta bu filmlerden biridir. Kusturica, Yugoslavya’ da yaşananları ironik bir biçimde yansıttığı için sert eleştirilere maruz kaldı, vatan haini ilan edildi bu film yüzünden.</p>
<p>Atilla Dorsay, kitabında Emir Kusturica filmi için şu cümleleri kullanıyor: “Jean Vigo, Milos Forman, asistanlığını yaptığıÇek Jiri Menzel ve tipik ve ortak Akdeniz duyarlılıklarını açık biçimde paylaştığı Fellini’den aldığı etkileri canlı, gerçek tiplerin yaşadığı bir dönem panoramasına dönüştürebilen bir yapıt bu.”</p>
<p>Kusturica, hayalgücünü sınırlamayan, bu yeteneğini görselliğe çevirebilen bir yönetmendir. İnsanlara herzaman gördüklerini kendi bakış açısıyla, kendi gördüğü gibi aktarmak ister.</p>
<p>“Underground” filmini Emir Kusturica’nın cümleleriyle özetleyerek noktalayalım;</p>
<p>“‘Bir zamanlar bir ülke vardı’ diyerek artık varolmayan eski Yugoslavya’ya yakılmış hüzünlü bir ağıt&#8230;”</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">KAYNAKÇA: </span></strong></p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;"> </span></strong></p>
<ol>
<li><strong>1.     </strong><strong>YÜZ YILIN YÜZ YÖNETMENİ, ATİLLA DORSAY </strong></li>
<li><strong>2.     </strong><strong>ÖLMEDEN ÖNCE GÖRMENİZ GEREKEN 1001 FİLM, STEVEN JAY SCHNEİDER </strong></li>
<li><strong>3.     </strong><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Emir_Kusturica"><strong>http://tr.wikipedia.org/wiki/Emir_Kusturica</strong></a><strong></strong></li>
<li><strong>4.     </strong><a href="http://www.ntvmsnbc.com/news/197249.asp"><strong>http://www.ntvmsnbc.com/news/197249.asp</strong></a><strong></strong></li>
<li><strong>5.     </strong><strong>ıÜü</strong><strong>Röportaj, Fransa&#8217;da yayınlanan POSITIF dergisinin Ocak 1993 tarihli sayısından çevrilmiştir</strong><strong>. </strong><strong></strong></li>
</ol>
<p><a href="http://www.sinema.com/film_ozetbilgiler.aspx?FilmID=2429"><strong>http://www.sinema.com/film_ozetbilgiler.aspx?FilmID=2429</strong></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://magazintime.com/filmi-uzerinden-emir-kusturica-sinemasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>MAGAZİN MERKEZİ ŞİŞLİ&#8217;DE</title>
		<link>http://magazintime.com/magazin-merkezi-sislide/</link>
		<comments>http://magazintime.com/magazin-merkezi-sislide/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 14 Feb 2012 03:41:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://magazintime.com/?p=444</guid>
		<description><![CDATA[Magazin Gazetecileri Derneği&#8217;nin (MGD) sanatçı ve magazin basınının buluşma noktası olacak yeni merkezi hayata geçti. Magazin Gazetecileri Derneği&#8217;nin (MGD) sanatçı ve magazin basınının buluşma noktası olacak yeni merkezi hayata geçti. Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül&#8217;ün katkılarıyla açılan MGD lokalinde ünlü sanatçılar buluştu. Hastalığından dolayı zor günler geçiren Adnan Şenses, açılışta sigara içen konukları görünce fırçaladı. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Magazin Gazetecileri Derneği&#8217;nin (MGD) sanatçı ve magazin basınının buluşma noktası olacak yeni merkezi hayata geçti.<br />
Magazin Gazetecileri Derneği&#8217;nin (MGD) sanatçı ve magazin basınının buluşma noktası olacak yeni merkezi hayata geçti. Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül&#8217;ün katkılarıyla açılan MGD lokalinde ünlü sanatçılar buluştu. Hastalığından dolayı zor günler geçiren Adnan Şenses, açılışta sigara içen konukları görünce fırçaladı.</p>
<p>MGD; sanatçıların ve magazin basınının buluşma noktası olacak yeni bir merkezi hayata geçirdi.</p>
<p>Birbirinden ünlü ve renkli isimlerin katılımıyla MGD Lokali&#8217;ni faaliyete açtı. Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül kurdeleyi keserken; &#8220;Magazin Gazatecileri Derneği olarak elinizde büyük bir güç var, bu gücün farkına varın&#8221; dedi.</p>
<p>MGD-Magazin Gazetecileri Derneği; 2012 yılına Yönetim Kurulu Başkanı Sinan Tosun&#8217;un önderliğinde hızlı bir giriş yaparken atılımlarını şubat ayında da sürdürüyor. Dernek, magazin basını çalışanları ve magazinin öznesi olan tüm isimlerin ve sanatçıların buluşma noktası olacak MGD Lokali&#8217;ni faaliyete açarak yeni bir miladın başlangıcını yaptı. Açılışta konuşan Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül &#8220;Sizleri başarılı çalışmalarınızdan dolayı kutluyorum. Ne zaman isterseniz sizlerin yanındayım, elim her zaman üzerinizde olacak. Önümüzdeki günlerde başta sokakta çalışan magazinci arkadaşlar olmak üzere yöneticilerini de ağırlayıp, görüşlerimi paylaşmak istiyorum, elinizde çok büyük bir güç var, bu gücünüzün farkına varın&#8221; dedi.</p>
<p>Osman Yağmurdereli Anısına</p>
<p>MGD Lokalili&#8217;nin açılışında Osman Yağmurdereli&#8217;nin eşi Esin Yağmurdereli de vardı. Mustafa Sarıgül &#8220;Bu merkezi kadim dostum Osman Yağmurdereli&#8217;nin anısına atfediyorum&#8217; diyerek kurdeleyi kesti. Lokal açılışında Adnan Şenses, Aslı Hünel ve İncilay Şahin de hazır bulundu.</p>
<p><a href="http://magazintime.com/wp-content/uploads/magazin-gazetecileri-derneği.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-445" title="magazin-gazetecileri-derneği" src="http://magazintime.com/wp-content/uploads/magazin-gazetecileri-derneği-300x146.jpg" alt="" width="300" height="146" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://magazintime.com/magazin-merkezi-sislide/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anjelika Akbar çocuğunun soyadı konusunu gündeme getirdi!&#8230;</title>
		<link>http://magazintime.com/anjelika-akbar-cocugunun-soyadi-konusunu-gundeme-getirdi/</link>
		<comments>http://magazintime.com/anjelika-akbar-cocugunun-soyadi-konusunu-gundeme-getirdi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 11 Feb 2012 23:03:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Anjelika Akbar]]></category>
		<category><![CDATA[Sevda Türküsev]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://magazintime.com/?p=434</guid>
		<description><![CDATA[&#160; Sivridilli.com&#8217;un Haberine göre ! Ünlü piyanist Anjelika Akbar&#8217;a Sevda Türküsev tarafından atılan bir twitt Akbar&#8217;ın çocuğunun soyadı ile ilgili bir tartışmayı gündeme getirdi&#8230; Evlilik ve aile danışmanı Sevda Türküsev  yürek&#8217;in soy ismi akbar değil ki. babası özbekistanda yaşıyor özbek vatandaşı şeklinde ki twittin üstüne Anjelika Akbar  Yürek&#8217;in soyadını sanırım ben daha iyi bilirim,değil mi?Yürek&#8217;in soyadı artık [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://magazintime.com/wp-content/uploads/anjelina.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-435" title="anjelina" src="http://magazintime.com/wp-content/uploads/anjelina.jpg" alt="" width="275" height="183" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Sivridilli.com&#8217;un Haberine göre ! Ünlü piyanist Anjelika Akbar&#8217;a Sevda Türküsev tarafından atılan bir twitt Akbar&#8217;ın çocuğunun soyadı ile ilgili bir tartışmayı gündeme getirdi&#8230;</p>
<p>Evlilik ve aile danışmanı Sevda Türküsev  yürek&#8217;in soy ismi akbar değil ki. babası özbekistanda yaşıyor özbek vatandaşı şeklinde ki twittin üstüne Anjelika Akbar  Yürek&#8217;in soyadını sanırım ben daha iyi bilirim,değil mi?Yürek&#8217;in soyadı artık Akbar oldu,hem de çoktandır.karşılığını verdi&#8230;.</p>
<p>Bu tartışmaya açık durum üzerine kendisine bu konu ile ilgili Yürek beyin soyadını değiştirme sebebini sorduğumuzda Anjelika hanımın yaptığı açıklamalar aynen şöyle&#8230;</p>
<p>Yürek küçükken babasından ayrıldım.Babası yurtdışında.Bir müddet onun ismini kullanıyordu,ama herkes beni tanıdığı için onun soyadının da Akbar olduğunu zannediliyordu.okulda bu problem değildi,fakat Üniversitede başarılı bir fotoğraf-video öğrencisi olunca,bu karışıklık Yürek&#8217;e kariyer anlamında zarar vermeye başladı.İlk sınıftan beri çektikleri gazete-dergilerde çıkıyor,ve basın bile sormadan &#8220;Yürek Akbar&#8221; yazıyordu,resmi soyadı farklı iken.Sanki iki tane farklı Yürek adlı kişi varmış gibi&#8230;okul ve iş açısından bu karışıklık ciddi zarar vermeye başlayınca,babasının da onayı ile soyadını değiştirdik. Rusya&#8217;da,eski Sovyetlerde bu çok normaldı,ikimiz de orada büyüdüğümüz için bizim için gayet normal.Babası çok rahat bu konuda.babası da ben de unutmayın ki,eski SSCB ekolünden geliyoruz,yani ataerkil bir düzen yoktu:)Herkes nasıl isterse soyadını taşırdı&#8230;şeklinde bir açıklama yaptı&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://magazintime.com/anjelika-akbar-cocugunun-soyadi-konusunu-gundeme-getirdi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yusuf Emin Topa Tuttu !</title>
		<link>http://magazintime.com/yusuf-emin-topa-tuttu/</link>
		<comments>http://magazintime.com/yusuf-emin-topa-tuttu/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 09 Feb 2012 03:12:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sanat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://magazintime.com/?p=401</guid>
		<description><![CDATA[Neretva Dergisi ve Bosna-Sancak.Org Yazarı Yusuf Emin ! Rumeli Balkan Kökenli Sanatçıları Topa Tuttu &#8216;! &#160;                                                               ELVEDA RUMELİ Değerli okuyucularım başlığa aldanmayalım. Elveda Rumeli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
<div id="news_content">
<p>Neretva Dergisi ve Bosna-Sancak.Org Yazarı Yusuf Emin !</p>
<p>Rumeli Balkan Kökenli Sanatçıları Topa Tuttu &#8216;!</p>
<p><a href="http://magazintime.com/wp-content/uploads/yusuf-emin01.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-402" title="yusuf-emin01" src="http://magazintime.com/wp-content/uploads/yusuf-emin01-198x300.jpg" alt="" width="198" height="300" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<h1><strong>                                                              ELVEDA RUMELİ</strong></h1>
<p><strong>Değerli okuyucularım başlığa aldanmayalım. Elveda Rumeli dizisi benim hayranlıkla seyretmiş olduğum bir diziydi. Gel gelelim bu yazımda bu başlığı neden kullandığımı az sonra ortaya koyacağım. Rumeli dediğimizde nereyi kastetmiş oluruz? Bilene bişey ısmarlama şansım olmadığı için cevabı ben veriyorum. Pek tabiki de BALKANLAR. Şimdi Balkanlar dediğimizde öle hemen bu günlerde de Türkiye’ye teşrif edecek soğuk hava dalgalarını hatırlamayalım lütfen. Çünkü Balkanlar’dan Rumeli’den bir tek soğuk hava dalgaları gelmiyor. Çok sıcak insanlar, cana yakın bir kültür. Ve hiçbir zaman değişmediğim müziği geliyor. Şimdi zaten asıl konuya girmeye başladık.</strong></p>
<p><strong></strong><br />
<strong> Balkan müziği çok sesli bir okadar da insanı eğlendiren bir havaya sahiptir. Şimdi ben müzisyen değilim. Yaptığım eleştiriler kesinlikle teknik eleştiri olamaz. Fakat ben sağır değilim. Kulaklarım gayet te iyi çalışıyor. Balkan müziği yapıyoruz diyorlar. Rumeli Müziği yapıyoruz diyorlar. Hiçbir şey yapamıyorlar kardeşim hepsi boş laf safsata. Balkan müziğinin divası Türkiyede Suzan Kardeştir. Bu değişmez. Candan Erçetin gerçeği de var fakat kendisi sırf Balkan müziği ile ilgilenmiyor. Ama eskileri saymazsak benim gönlümdeki tahtta Suzan Kardeş oturmakta. Peki neden çok mu güzel söylüyor? Eşi benzeri bulunmaz sesi mi var? Suzan Kardeşi diva yapan nedir? Diye sorarsanız şimdi sırasıyla açıklıyayım.</strong></p>
<p><strong></strong><br />
<strong> Ben romanları severim. İyi insanlardır eğlenceli insanlardır. Esma Redzepova ve diğer starları ile gönüllerimizi feth ettiler. Fakat ben Rumeli kanallarını açmaktan korkuyorum arkadaş. Balkan insanı ne halde öyle. Biz roman mıyız? Tamam eğlenceli insanlarız ama o gösterilenden çok daha ilerdeyiz. Eline sazı alan, Rumeli Balkan müziğini taverna şarkıları ile karıştırıp Hobba SA SA SA coştur coştur. Ordaki halkta bir oraya bir buraya döktürüyorlar. Korkunç bir şey. 3 yıldır Türkiyede yaşıyorum. Geri kalan 18 yılım Balkanlarda geçti. Bizi bizden iyi mi bileceksiniz? Bu nedir yahu vallahi çatlıycam artık. Biz TÜRKÜZ kardeşim. Bulgar da var. Makedon da. Sırpta var. Arnavutta. Pek tabiki BOŞNAKTA. E romanlar da var ama siz hep onları mı örnek alıyorsunuz. O zaman demeyin abi Vardar Ovası Makedonya Türkleri şarkısıdır diye. Mavrovayı Türkçe söylemeyin. Esma Redzepova dünya tatlısı bir kadın söylediğiniz stilin dilini de öğretsin size.</strong><br />
<strong> Neyse fazla kızmadan Suzan Kardeş neden star anlatayım. Suzan Kardeşin ilk önce Balkan kültürü geniş. Oturun sohbet edin dünya kadar malzeme çıkaran bilgisi var. Bilgisi olan bir insan da tavernacılık yapmaz kalkar adam akıllı Balkan müziği yapar benim de gönlümde taht kurar. İnşallah bir gün kendisini Yıldızlarla Sohbet adlı köşemde misafir ederim de sizde anlarsınız ne demek istediğimi. E Suzan Kardeşin yanında beğendiğim isimler İmran Salkan var en azından yüreğini koyuyor ortaya güzel bir iş yapabilmek için. Gayda İstanbul var. Balkan Orkestar var Gamze Matracı ile. Sevim Balkan var.Var ya yok demiyorum. Bu işten anlayan gerçekten var. Ama anlamayanda var. Adam almış mikrofonu eline hangi dilde söylediğini bilmez. Ne söylediğini bilmez zaten o kelimelerin çoğunu da o anda uydurur. Bu da güzel bişey. En azından çabalamak ama dokuz sekiz ritimle değil. Balkanların bir ağırlı vardır. Müziğinin de ağırlığı vardır. Herşeyin hakkını vermek gerek.</strong></p>
<p><strong></strong><br />
<strong> Bide geçen şok oldum kalkmış biri canım İstanbula Konstantinapol diyor. Yahu sen İstanbulun kıymetini bilmiyorsan güle güle. Bırakta kıymet bilenler yaşasın orada. Bide dil bilenler Balkan dili biliyor diye hava atıyorlar. E biliyorsun da noluyor başın göğe mi eriyor. O dilin yanında birazda kültürünü geliştir. Unutma ki müzik bir yere kadar müziktir. Sen eğer kendi etnik kimliğine sahip çıkmazsan senin yaptığın müziği de ben çöp kutusuna atarım. Akıllı olmalı herkes. Rusçuk orası. Bizim gönlümüzde Rusçuk. Bitola hala Manastır. Ulu önder ATATÜRK Bitolanın ortasında vardır havus dedirtmedi. Manastırın ortasında vardır havus diye söyletti o şarkıyı. Değerlerimizi bilelim.</strong></p>
<p><strong></strong><br />
<strong> Unutmayalım ki Balkan müziği kıymetlidir. Balkanlar çok kültürlü çok karışık bir coğrafyadır. Alanı da dardır. Arnavutça söyleyeceksen o kültürü bileceksin. Dilini bileceksin. Bilmiyorsan öğreneceksin. Onun tınısını kavrayacaksın. Sözlerini doğru yazacaksın. O zaman anca o şarkının hakkını verdin demektir.  Makedonca mı söyeleyeceksin hakeza aynı şeyler. Boşnakça mı söyleyeceksin. Duygunu da katacaksın. Sen Boşnakça biliyorsun da ne çektin ? Srebrenitsada insanlar ölürken Türk diye vuruyordu hayin Sırp onları. Bebek Türkan Bulgaristanda tek bir dava için öldü Türklük. Sen utanmadan canım İstanbula Konstantinapol dersen sabaha kadar müziğin evrenselliğini anlat bana sökmez.</strong><br />
<strong> Şimdi toparlamak gerekirse. Çok ta sinirleniyorum. Yahu biz o halde değiliz. Bir kalk gel Makedonyaya. Çık Kosova’ya. Bulgaristanı gez. Bosnayı gör yaşa sonra tekrar aynı tavernacılığa dönersen ben sana helal olsun derim. Neyse işin aslı. Balkanlar değerlidir. Balkanlar benim için kıymetlidir. Her ne kadar bu müzik göçmenler için yapılsada GÖÇMEYENLER de vardır. Lütfen Göçenler Göçmeyenleri unutmasınlar. Kaan Mazharlar var. Nuri Karacalar. Niyazi Bütüçler. Aluş Nuş, Mustafa Çauşev ve bunun gibi sanatçılar var Balkanlarda. Alın bakın hangisi taverna müziği yapıyor. Ha etnik yapanlar da vardır bakın onlarda sizin gibi dokuz sekiz ritimler kullanıyormu.</strong></p>
<p><strong></strong><strong> Gel gelelim.  Balkanlar önemlidir dedim ve diyorum. Her ne kadar Türkiyede tonla Balkan göçmeni varsada Balkanlarda bir okadar göçmeyen vardır. Biz biriz biz aynıyız. Akrabayız. Kardeşiz. Canız. Biz aynıyız da bizi niye farklı göstermelerine izin veriyorsunuz? Ekranları açtığınızda o gördüğünüz tuhaf tablo biz miyiz? Elinizi vijdanınıza koyun da yanıt verin. İstanbul fethedilmeden Prizren feth edilmişti. Orada yaşayan halk bu şekilde küçümsenemez. Gel gelelim İvana Sert te üzülmüş yaptığı hareketten ötürü aferin. Evet velhasıl kelam artık Balkan müziğine hak ettiği değer verilsin. Lütfen bizi olduğumuz gibi yansıtın. Attığım başlıktaki gibi. Ne Rumeliye ne Balkanlara ne de Rumeli – Balkan müziğine elveda dedirtmeyelim. Biz varsak bu müzik te var olacaktır. Bu müzik siz değerli sanatçılarımızla var olacaktır. Lütfen Balkanları aşağlatacak işlere izin vermeyin. İnsanları şaşırtmayın. Keçi yolları aramayın. Keçileri Kaçırtmayın&#8230;</strong></p>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://magazintime.com/yusuf-emin-topa-tuttu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BOŞANIYORLAR</title>
		<link>http://magazintime.com/bosaniyorlar/</link>
		<comments>http://magazintime.com/bosaniyorlar/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Feb 2012 23:22:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dedikodu]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://magazintime.com/?p=385</guid>
		<description><![CDATA[Ayrılıyorlar iddialarını sürekli yalanlayan Tuba Ünsal ile Murat Pilevneli, boşanmak için önceki gün mahkemeye başvurdu. BU MUTLULUK MAZİ OLUYOR / FOTO-GALERİ İŞTE O AÇIKLAMA 2010 yılında başladığımız evliliğimizde 4 ay önce bir yol ayırımına geldik ve bu süre sonunda her konuda karşılıklı anlaşarak evliliğimizi sonlandırmaya karar verdik. Bundan sonra kızımızın da içinde bulunduğu bu ilişki, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ayrılıyorlar iddialarını sürekli yalanlayan Tuba Ünsal ile Murat Pilevneli, boşanmak için önceki gün mahkemeye başvurdu.</p>
<p>BU MUTLULUK MAZİ OLUYOR / FOTO-GALERİ</p>
<p>İŞTE O AÇIKLAMA</p>
<p>2010 yılında başladığımız evliliğimizde 4 ay önce bir yol ayırımına geldik ve bu süre sonunda her konuda karşılıklı anlaşarak evliliğimizi sonlandırmaya karar verdik. Bundan sonra kızımızın da içinde bulunduğu bu ilişki, karşılıklı dostluk ve saygı çerçevesinde devam edecektir.</p>
<p>Siz değerli basın mensuplarından, boşanmamız için başlattığımız bu hukuki süreçte bizlere anlayış göstermenizi ve bu açıklamanın dışındaki yanıltıcı bilgilere itibar etmemenizi önemle rica ediyoruz.</p>
<p>Saygılarımızla</p>
<p>Tuba Ünsal &#8211; Murat Pilevneli</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="http://magazintime.com/wp-content/uploads/bosaniyorlar.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-386" title="bosaniyorlar" src="http://magazintime.com/wp-content/uploads/bosaniyorlar-300x137.jpg" alt="" width="300" height="137" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://magazintime.com/bosaniyorlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BİR DÖNEM SONRA AKTİF SİYASETE NOKTA</title>
		<link>http://magazintime.com/bir-donem-sonra-aktif-siyasete-nokta/</link>
		<comments>http://magazintime.com/bir-donem-sonra-aktif-siyasete-nokta/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Feb 2012 23:18:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://magazintime.com/?p=382</guid>
		<description><![CDATA[Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, karla mücadeleyi ve yeni Taksim&#8217;i anlattı, asıl haberi sona sakladı: &#8220;Artık kucakta torun sevme zamanı&#8221; İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş&#8217;la kısa bir söyleşi yaptım pazar günü. &#8220;20 santim kara battık mı çıktık mı?&#8221; diye sordum. Oldukça emin ve net konuştu. Dedi ki; &#8220;Tüm ilçe belediye başkanları adına söylemeliyim ki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, karla mücadeleyi ve yeni Taksim&#8217;i anlattı, asıl haberi sona sakladı: &#8220;Artık kucakta torun sevme zamanı&#8221;</p>
<p>İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş&#8217;la kısa bir söyleşi yaptım pazar günü. &#8220;20 santim kara battık mı çıktık mı?&#8221; diye sordum. Oldukça emin ve net konuştu. Dedi ki; &#8220;Tüm ilçe belediye başkanları adına söylemeliyim ki bütün belediye ailesi canla başla çalıştı. 23 Avrupa ülkesinden daha büyük ve kalabalıktır İstanbul. Göz görmüyor belki ama bırakın ana arterleri, ara sokaklara bile sızıp çalıştı bütün ekiplerimiz. Sadece maddi gideri 30 milyon lira bu 5-6 günlük kar baskınının. Ana arterlerde 2 bin 406 personel, 870 araç ile karla mücadele ettik. 24 saat aralıksız iki vardiya olarak sürdürdük bunu. 51 bin 702 ton tuz, bin 425 ton solüsyon tükettik. Sokaklarda yaşarken bulup, uygun koşullar sağladığımız merkezlere davet edip ağırladığımız yurttaş sayısı bin 500&#8242;ü geçti. Önümüzde yine karlı günler var. Herkesten ricam, mümkünse evde oturun, kendi araçlarınızı kıpırdatmayın, toplu taşıma araçlarını tercih edin.&#8221; &#8220;Taksim Meydanı&#8217;nın yeni hali haberleri, maket resimleri çıktı. Esası nedir?&#8221; diye sordum. Yanıtladı; &#8220;O fotoğraflarda kel bir görüntü var. Her yanı cıvıl cıvıl olacak. Ağaçlandırılacak. Dünya çapında olacak meydanımız. Bu arada farkındasınız, devamlı video kamerası kullanan bir görevli var yanımda. Çünkü pek çok ülkeden gelen davetlere yetişemiyorum. Bazı kentlerin başkanlarına video konferans notları yolluyorum. Şimdi Güney Kore Cumhurbaşkanı&#8217;yla toplantıya geldim. Kendisini 7 yıl önceden tanırım. Seul&#8217;ün belediye başkanıyken görüşmüştük, şimdi cumhurbaşkanı oldu.</p>
<p>UYGUN GÖRÜLÜRSE&#8230;<br />
Gülerek sordum bu kez: &#8220;Belediye başkanı cumhurbaşkanı olmuşsa, size de &#8216;Darısı başınıza&#8217; diyelim mi?&#8221; Gülerek yanıtladı ve haber değeri büyük bir açıklaması oldu: &#8220;Sayın başbakanımız uygun görür, hemşerilerimiz de teveccüh gösterirse bir dönem daha başkan kalmak isterim İstanbul&#8217;a. Ondan sonra da aktif siyasi yaşamıma nokta koymak istiyorum kısmetse. Kucakta torun sevme zamanı geldi geçiyor çünkü.&#8221;<a href="http://magazintime.com/wp-content/uploads/magazin-ist.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-383" title="magazin-ist" src="http://magazintime.com/wp-content/uploads/magazin-ist-300x139.jpg" alt="" width="300" height="139" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://magazintime.com/bir-donem-sonra-aktif-siyasete-nokta/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ÜNLÜ İSİMLER SOYKIRIMI KINADI !</title>
		<link>http://magazintime.com/unlu-isimler-soykirimi-kinadi/</link>
		<comments>http://magazintime.com/unlu-isimler-soykirimi-kinadi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Feb 2012 23:15:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[8372 Projesi]]></category>
		<category><![CDATA[Balkan Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Basın]]></category>
		<category><![CDATA[Bildiri]]></category>
		<category><![CDATA[Bosna]]></category>
		<category><![CDATA[boşnaklar]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin Gazetecileri]]></category>
		<category><![CDATA[mgd]]></category>
		<category><![CDATA[selim öztürk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://magazintime.com/?p=379</guid>
		<description><![CDATA[Magazin Time Genel Koordinatörü ve Magazin Gazetecileri Derneği Üyesi Selim Öztürk&#8217;ün 8372 Kampanyası Bildirisi ! &#160; Bosna- Hersek’in Srebrenica kenti 16 Nisan 1993 yılında BM tarafından güvenli bölge olarak ilan edildi. &#8220;Güvenli Bölge&#8221; olmasına rağmen Srebrenica bir hafta gibi kısa bir zaman diliminde 8372 sivil insanın Sırp askerleri tarafından katledildiği yer olarak tarihin karanlık sayfasında yerini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Magazin Time Genel Koordinatörü ve Magazin Gazetecileri Derneği Üyesi Selim Öztürk&#8217;ün 8372 Kampanyası Bildirisi !</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bosna- Hersek’in Srebrenica kenti 16 Nisan 1993 yılında BM tarafından güvenli bölge olarak ilan edildi. &#8220;Güvenli Bölge&#8221; olmasına rağmen Srebrenica bir hafta gibi kısa bir zaman diliminde 8372 sivil insanın Sırp askerleri tarafından katledildiği yer olarak tarihin karanlık sayfasında yerini aldı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bugüne kadar kardeş ülke Bosna’da her yıl katledilen bu masum kardeşlerimiz anılıyor bizlerde kardeşlerimizi bu acı günde yalnız bırakmamak adına büyük bir organizasyona imza atmak istiyoruz. Kardeş Ülke diyorum çünkü yüzlerce yıldır ortak kültür ve kan bağı olan Boşnakları bu acı günde yalnız bırakmak istemiyoruz. 10 Temmuz 2011 günü Taksim Meydanında bu soykırımı kınamak istiyoruz.  Ankara’da Kurulan Genç Boşnaklar Derneğinin üstlendiği bu eyleme kalpten inanıyoruz ki siz değerli MGD üyeleride bizler için ellerinden gelenin fazlasıyla yapacaklarına inanıyoruz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Türkiye&#8217;deki farklı çevrelerden (siyasiler, sanatçılar, medyatik kişiler, üniversite öğrencilerden  8372 çift ayakkabı toplamayı hedefledik ve bu hedefimizin büyük bir bölümünü gerçekleştik. Şimdi sıra medyatik insanlarımızda bu yüzden siz değerli MGD üyelerini bu kampanyada görmek istiyoruz .</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Umarım yaptığınız çağrı sanat, iş ve medya dünyasında olumlu yankılanır ve kampanyamıza destek vermek isteyenler çoğalır.</strong><strong> </strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>  Ne istiyoruz ?</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Medya Camiasında tanınmış ünlü isimlerden kulanmadıkları bir çift ayakabılarını  istiyoruz ve bu ayakabılarla Taksim meydanında dev bir kule yapmayı hedefliyoruz ..</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Orda Neler oldu ?</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>1991’de Slovenya’nın Yugoslavya&#8217;dan ayrılmasıyla ufak sokak çatışmaları baş gösterdi; çatışmaları savaş takip etti. 1993 yılında Bosna-Hersek&#8217;te şiddeti daha da hissedilmeye başlayan savaş Sırp ordusunun bölgedeki şehirlerde yaşayan sivil halkı vahşice katletmesiyle devam devam etti.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>11 Temmuz 1995’e gelindiğinde Sırp ordusu BM tarafından güvenli bölge Srebrenica’yı ele geçirir. Şehirdeki 12-77 yaş arasındaki bütün Müslüman erkekleri “SAVAŞ SUÇU SORGUSU” gerekçesiyle alıp bir hafta içinde hepsini vahşice katleder. Dünyada bunu izler.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Sırp ordusunun yapmış olduğu bu soykırım, Bosna-Hersek’in Uluslararası Adalet Divanına yaptığı başvuru üzerine  <strong>SOYKIRIM</strong> olarak tanıyan mahkeme Sırbistan’ın bu soykırımla ilgisinin olmadığına hüküm verdi. Bir yandan mahkemenin vermiş olduğu bu karar doğrudur. Bu yaşananların sorumlusu ve suçlusu sadece ve sadece Sırbistan değildir, olamaz. Bu soykırımın birden çok suçlusu vardır, katili vardır!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><a href="http://magazintime.com/wp-content/uploads/selim-öztürk-magazin.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-380" title="selim-öztürk-magazin" src="http://magazintime.com/wp-content/uploads/selim-öztürk-magazin-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a></strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>MGD ÜYESİ</strong></p>
<p>Selim ÖZTÜRK</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ayakabılarını Veren Sanatçılar : Sezen Aksu , Yeşim Salkım , Suzan Kardeş , Gani Müjde , Vatan Şaşmaz , Ali Şan , Cenk Bosnalı vs ve MGD Magazin Gazetecileri Derneği&#8217;de kampanyada yerini aldı .</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kaynak : Bosna-Sancak.Org</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://magazintime.com/unlu-isimler-soykirimi-kinadi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>YETENEK SİZSİNİZ DEN NEDEN AYRILDI</title>
		<link>http://magazintime.com/yetenek-sizsiniz-den-neden-ayrildi/</link>
		<comments>http://magazintime.com/yetenek-sizsiniz-den-neden-ayrildi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Feb 2012 22:42:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://magazintime.com/?p=374</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye nin en ünlü isimlerinden Acun Ilıcalı,nın ekranlara kazandırdığı yetenekli sunucu Tanem Sivar, başarılı bir televizyoncu olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. İyi bir birikime ve aile geçmişine sahip olan zarif sunucu hayranları için Hürriyet Aile,ye çok özel açıklamalarda bulundu. New York doğumlu Tanem Sivar, üniversiteyi San Diego’da okumuş. Küçüklüğünden beri çok seyahat eden Sivar’ın ailesi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye nin en ünlü isimlerinden Acun Ilıcalı,nın ekranlara kazandırdığı yetenekli sunucu Tanem Sivar, başarılı bir televizyoncu olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. İyi bir birikime ve aile geçmişine sahip olan zarif sunucu hayranları için Hürriyet Aile,ye çok özel açıklamalarda bulundu.<br />
New York doğumlu Tanem Sivar, üniversiteyi San Diego’da okumuş. Küçüklüğünden beri çok seyahat eden Sivar’ın ailesi de farklı farklı ülkelerde yaşıyor. Uzun süre yurt dışı deneyiminden sonra Türkiye’de kalmaya karar veren Sivar, artık tek başına televizyon dünyasında kendini gösteriyor.</p>
<p>Sizi biz Acun Firarda programında tanıdık. Nasıl gelişti bu süreç, televizyona başlama hikayenizi kısaca anlatabilir misiniz?</p>
<p>Üniversiteden yeni mezun olmuştum. Öncesinde 5 yıl kadar yurt dışındaydım ve sinema, tv mezunu olmama rağmen tam olarak “nerede, ne yapacağım?” konusunda aklım karışıktı ve net bir fikrim yoktu. O sırada yakın arkadaşım Serhat beni Acun’la tanıştırdı. Acun beni hemen deneme çekimine Show Tv’ye çağırdı ve bir hafta sonra da birlikte çekimlere başladık. Acun Firarda ile ilk televizyon deneyimimi yaşamış oldum. Sonrasında 5-6 yıl bazen kamera önü bazen prodüksiyonda olmak üzere Acun Medya bünyesi altında çalıştım.</p>
<p>“Yetenek Sizsiniz Türkiye” programından neden ayrıldınız?</p>
<p>Acun Medya bir okul gibi oradan çok şey öğrendim ve bana inanılmaz tecrübeler kazandırdı. Ama artık tek başıma neler yapabileceğimi görmek ve öğrenmek istediğim bir sürece girdim. Kulis sunuculuğu çok keyfiliydi ama sanırım kendi programlarımın sunuculuğunu yapmaya başlama zamanım gelmişti. Yarın ne olur bilemem tabii ama bu ara bunu görüp tecrübe etmeye ihtiyacım vardı. Biraz da yorulmuştum ve dinlenmek istiyordum sanırım.</p>
<p>“ACUN ILICALI TELEVİZYONUN FORMÜLÜNÜ ÇÖZMÜŞ”</p>
<p>Size sık soruluyordur elbet ama Acun Ilıcalı’yı yakından tanıyan biri olarak onun başarısındaki sırrın ne olduğunu düşünüyorsunuz?</p>
<p>Acun bir televizyon fenomeni olduysa bunun arkasında ciddi bir zeka ve matematik var. Kendisi televizyonun formülünü çözmüş ve Türk izleyicisini çok iyi tanıyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="http://magazintime.com/wp-content/uploads/magazin-time01.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-375" title="magazin-time01" src="http://magazintime.com/wp-content/uploads/magazin-time01-300x143.jpg" alt="" width="300" height="143" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://magazintime.com/yetenek-sizsiniz-den-neden-ayrildi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

